Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

Osmanlılar'da Fen Bilimleri Eğitiminin Durumu

        Bilindiği gibi; Osmanlılar'ın, orta ve yüksek öğretimi de kapsayan ve aynı zamanda o dönemin tek bilim-araştırma kurumları olan medreseleri vardı. Osmanlılar, Selçuklular'dan miras alıp devam ettirmişlerdir. İlk Osmanlı Medresesi, 1332'de Orhan Bey'in İznik'te açtığı tipik bir Selçuklu Medresesi'dir. Bu kurumlara özellikle Fatih döneminde çok önem verilmiş ve hem incelik hem de nitelik olarak geliştirilmiştir. Fatih döneminin medreseleri sonrakiler için model olmuştur.

        Medreselerde okutulan dersler; bilimleri genelde akli ve nakli bilimler biçiminde ikiye veya dini-hukuki bilimler (Tefsir, Hadis, Kelam, Fıkıh); müsbet ilimler (Felsefe, Matematik, Tıp, Heyet, Tabiat) alet bilimleri (Sarf, Nahiv, Mantık, Belagat, Bedi, İnşa) üçe ayırmak mümkündür. Alet bilimleri, başka bilimleri öğrenmek için kullanılan bilimlerdir.

        Medreseler, genel olarak XVI.yy ortalarına kadar toplumda pozitif bir rol oynamışlar, gerek Osmanlı Devleti'nin kurulmasında, gerekse büyüyüp gelişmesinde düşünce ve bilim açısından yönetimi, toplumu aydınlatan, yol gösteren saygın kurumlar olmuşlardır. Fakat daha sonra, bu kurumlar toplumun ve zamanın gerisinde kalmış, dolayısıyla rolleri pozitiften negatife dönüşmüştür. Medreselerde, akli bilimler olarak adlandırılan; Matematik, Astronomi, Tıp, Tabiat gibi bilimler zamanla önemsizleşmiştir. Zaman içinde, akli bilimler geriye itildikçe, nakli bilimler ön plana çıkmış, medreseler evrensel bilim kurumları olmaktan uzaklaşmıştır. Bilimsellik ve topluma fayda sağlamak bakımından medreselerin altın çağı Fatih Dönemi'nde olmuştur.

        XVI. yy.'dan itibaren Osmanlılar'da Fen ve Tabiat Bilimleri'nin yıldızı sönmeye başlamışken Batı'da ise tam ters bir oluşum varlığı gözleniyordu. Doğa bilimleri konusunda Ortaçağ'da Doğu, Batı'dan geri değildi. Hatta bir çok alanda Batı'dan ileride idi. Bu durumda nasıl ve ne olmuş da, belli bir geleneğe sahip olan medreselerde bu yenilenme gerçekleşmemiş ve bu kurumlara modern Fen ve Tabiat Bilimleri'nin ne yöntemi, ne araştırma konuları bir türlü girememiştir.